20 Temmuz 2013 Cumartesi

MİLLİON DOLLAR BABY (2004)


Film afişinden  de  anlaşılacağı üzere bir Clint Eastwood filmi.Hem yönetmen,hem  oyuncu olarak  yer  aldığı  filmde seyircide çizdiği  Western film tarzından oldukça  uzak ve farklı bir film. Film 2004,A.B.D. yapımı. IMDB:8.1. Senaryosunu Paul  Higgis'in yazdığı  Million Dollar Baby, F.X. Toole'un "Rope Burns" adlı  kitabından topladığı hikayelerden birisinden  uyarlanmış. Ring kenarında maçı takip  edip,yaralanan boksörün tedavisini  yapan  görevlilerden  biri olarak  yıllarını  geçirmiş  bir yazar  olan Toole,ringlerdeki   yaşamı   oldukça   gerçekçi  ve etkileyici  bir biçimde dile getirmiş.

Film   2004 Akademi  Ödülleri'nde yedi daldan  aday olmuş ve dört adet ödül alarak ortalığı silmiş süpürmüş:En İyi  Film,En İyi Yönetmen,En İyi  Kadın Oyuncu,En İyi  Yardımcı  Erkek  Oyuncu. 
Bununla  da kalmamış aynı yıl Altın Küre Ödülleri' nden de ödüllerini almıştır:En İyi Yönetmen ve En İyi Aktris(Drama).

Konusundan   bahsedecek  olursak;Frankie(Eastwood)   hayatını  boksa  adamış,birçok boksör yetiştirmiş,prensipleri olan bir antrenördür. Hayatındaki ve antrenörü olduğu  boksörlere   öğrettiği  ilk   prensip:kendini koru felsefesidir.Sert,dediğim  dedik ve ihtiyar  bir   antrenöre yanaşmak  zordur.Hayatındaki   tek arkadaşı,eski  bir boksör  olan  ve çalıştırdıkları spor salonunun temizlik işlerini yapan Scrap(Freeman)'tir.Scrap'ta bir zamanlar onunla çalışmış fakat en  son  109.maçında tek gözünü kaybederek boksu bırakmıştır.


Bir gün spor salonuna bir kız gelir.Adı Maggy Fitzgerald'dır. Frankie'den  kendisini çalıştırmasını ister fakat;Frankie ısrarla kızları çalıştırmadığını,bu iş için yaşlı olduğunu  söyler. Maggie çok inatçı ve azimlidir. Scrap onun duruşundan  etkilenir ve bir akşam ona bir  kaç numara  öğretir ve Frankie'nin eski hız torbasını verir ve bunu gören Frankie küplere binerek torbasını almaya gider ve kızla biraz konuştuktan sonra torbayı bırakır.


Maggie'nin 32.yaş gününde yine  spor salonunda hız torbası ile çalışırken Frankie ve Scrap onu izliyordur.Frankie onu vazgeçirmek için yanına gittiğinde Maggie tüm hayat hikayesini  anlatır;bir cafede çalıştığını,annesinin bir obez olduğunu,kız kardeşinin hamile,erkek kardeşinin hapiste olduğunu ve hayatındaki tüm berbatlığına rağmen onu hayata bağlayan şeyin boks olduğundan bahseder.


Tüm hikayeyi dinledikten sonra Frankie dayanamaz kabul eder. Fakat bir şart öne  sürer,onu  çalıştıracak  ilk  maçına  çıkacak  kıvama gelince  onu başka  bir   antrenöre verecektir.İlk  maçı  için ısrarla soru soran Maggie'ye dayanamayan  Frankie onu Sally adında bir  antrenöre yönlendirir.


İlk maçına çıktığında çok kötü oynamaktadır.Onu izleyen Frankie daha fazla dayanamaz ve müdahale eder.Hakem geldiğinde Maggie'nin antrenörü olduğunu söyler ve hikaye başlar. Maggie ile aralarındaki iletişim şekli artık kuvvetli bir bağa dönüşür. Frankie onu mektuplarını geri iade ile yollayan kızı yerine koyar. Ve Maggie ise  uzun zaman önce kaybettiği babasıyla zaman geçirdikleri bir cafeye götürüp limonlu pay yerler. 

Maggie'ye bir sürpriz hazırlar. Bir maçından önce ona üzerinde lakabı olacak olan "Mo Chuisle" yazılı kapşonluyu giydirir. Fakat tüm ısrarına rağmen kelimenin anlamını söylemez. Maggie giderek daha da iyi olmaktadır. Bir çok maçta rakiplerini nakavt ederek hızla yükselmektedir.


En sonunda çıktığı maç Maggie'yi  zorlar neredeyse burnu kırılır. Bu maçı geçerse onu ünvan maçına önereceğinin sözünü alır Frankie'den.



Ve en sonunda ünvan maçına çıkar.Ödül tam  1 milyon dolardır.Rakibi olan Mavi Ayı  lakaplı boksör aynı zamanda Hillary Swank'i filme hazırlayan gerçek boksördür.  

Ünvan maçında tam rakibini devirip nakavt ettiğini düşünüp sırtını dönüp ilerlerken rakibi başına sert bir yumruk atar ve başına sert bir darbe alır.Yere yığılır.Bu yumruk sadece Maggie'ye değil aynı zamanda seyirciye de atılmıştır bence. Tam sürekli maçları kazanıp merdivenleri hızla çıkan Maggie son maçı da alacak diye umarken senaryo seyirciyi ters köşe ediyor.
Film bu noktadan sonra,kaybedenleri konu alıyor. Maggie boynunda C1 ve C2 omurlarının hasar gördüğü üzere bir daha hareket dahi edemeyecek yatalak bir hasta olarak yaşayacaktır.


Frankie,Maggie'yi iyi bir rehabilitasyon merkezine yatırır. Her gün ziyaretine gelerek kitap okumaktadır.Fakat Maggie bu durumu kaldıramamaktadır. Frankie'den onu öldürmesini ister.Ringlerde duyduğu "Mo Chuisle" sloganı ve alkışı duyamayacağını bilerek yaşamak istemez. Frankie bir gece yanına gelerek ona son kez veda konuşmasını  yapar. Konuşmada Mo Chuisle'nin de anlamının "Canım,kanım" olduğunu söyler.  Solunum cihazını kapatır ve adrenalin yüklemesini yaparak Maggie'yi öldürür. Beni en çok etkileyen sahne buydu kesinlikle. Özellikle Maggie'nin gözünden akan bir damla gözyaşı insanı yüreğine dokunarak,kendine bağlıyor.

Film konu itibariyle,replikleri,oyuncuları,müzikleri dahil avam tabirle bence 10 numara olmuş.Kesinlikle ölmeden önce izlenmesi gereken bir film. Şimdiden iyi seyirler.