29 Mart 2013 Cuma

Memories of Murder (Salinui Chueok)



Film Güney Kore yapımı bir cinayet-gerilim filmi olup gerçek hikayelere dayanmaktadır. Uzun  zamandır izlemeyi planladığım film listemde yer alıyordu ve bu aralar Güney Kore filmlerine  ilgim büyük. Filmin adı Memories of Murder olarak tanınsa da özgün adı Salinui Chueok ve dilimize Cinayet Günlüğü olarak çevrilmiş. Ülkemizde gösterimi yapılmayan film İstanbul Film Festivali'nde gösterime sunulmuş IMDB:8,1 olan filmin yönetmeni Joon-ho Bong. Film 2003 yapımı.Ve ben bi hayli sonradan takip etmiş bulunmaktayım ne yazık ki.

Konusuna değinecek olursak 1986 senesinde askeri diktatörlüğün hüküm sürdüğü yıllarda Güney Kore'de kadın cinayetleri işlenmeye başlamıştır. Kadın cinayetlerinin bu kadar çok işlenmesindeki payı askeri diktatörlük ve baskı rejimine karşı polisin işini iyi yapamaması da etkilemektedir.Ülkedeki bu baskı rejimi boş tarlalarda ve su kanallarında önce tecavüze uğrayarak daha sonra iç çamaşırları ile bağlanarak öldürülen kadın cinayetlerini oluşturur.Soruşturmaya atanan polis dedektifi Park Doo-man cinayeti kendi klasik yöntemleriyle ve eski usül bir mantık  ile çözmeye çalışıyordur fakat;işin içinden çıkamıyordur.

Park Doo-man birazcık filmin gerilim havasının dağılmasını  ve ara ara komedi tarzına değinmesine yardımcı olmuş.Hani bana nedense çocukluğumdaki Pembe Panter çizgifilmindeki dedektifi hatırlatmıyor değildi. Bu işi beceremeyeceği aşikar olan ve sürekli bir şüpheli bularak ona "katil" muamelesi yapıp tabir-i caizse boş atıp dolu tutamamaktadır. Hatta en son şehirde bir et lokantası sahibi ailenin zihinsel engelli çocuğunu cinayeti işlediğini düşünerek gözaltına alır ve sorgularlar.


Çocuğu olay mahaline götürürler tüm olayları anlatır şaşkın dedektif Park Doo-man çocuğu katil olarak ilan edip davayı kapatmak derdindedir fakat çocuk katil değildir,görgü  tanığıdır ve elindeki suçluları delil  yetersizliğinden fotoğraflarını çekerek serbest bırakıyordur.
Dedektife ek olarak Seul'dan akademik bir eğitim alan polis dedektifi Seo eşlik edecektir. Seo olayları gözlemliyor ve cinayetlerin ortak paydasını arıyordu. Yaptığı araştırmalarda cinayetlerin yağmurlu havada işlendiğini ve maktül olan kadınların iç çamaşırlarının ağızlarına bağlanıp tecavüze uğramadan önce kırmızı elbise giydiklerini söyler.En son polis karakolunda görev yapan kadın memur cinayetlerin işlendiği gecelerde dinlediği radyoda ısrarla bir şarkının istenerek çalındığı söyler. Ve radyo istasyonundan isteği yapan  kişinin adresine ulaşırlar fakat; katil onlar adresi bulup ulaşana kadar lisedeki bir kızı öldürmüştür.

Seo  soruşturma  esnasında öldürülen kızla konuştuğu ve ona yardım ettiği için duygusal olarak etkilenir ve radyodan aldıkları adrese giderek orada  buldukları adamı sorguya alır ve hiddetini ondan çıkarmak ister. Son cinayette bulunan sperm örnekleri A.B.D.'ye yollanarak DNA testi uygulanır. Ve bir süre serbest bırakılan katil adayı son cinayetten sonra tekrardan sorgulanmak için alınır ve tren rayları yakınında Seo öldüresiye döver. O esnada  Park Doo-man elinde DNA sonucuyla koşarak gelir.

Fakat  sorun büyüktür  ki; DNA testi sonucunda katil o değildir. Ve cinayetler faili meçhul olarak sonuçlanır. Masumiyet ve cinayet kavramlarını elele ve iç içe değerlendiren film siz  seyrederken ve katili düşünürken katilin yakalanmaması finali gerçekten sıradışı kılmış. İzlediğim cinayet filmleri içinde etkileyiciliğine şahit olduğum ve gerçek bir hikayeden esinlenerek çekilmesi filme hayranlığımı artırdır

Film ayrıca San Sebastian Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Yönetmen Ödülü ve Tokyo Uluslararası Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü  almıştır.

İzlenmeye değer bir cinayet-gerilim filmi. İyi seyirler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerin benim için önemli...Paylaşmak istersen buraya alalım seni :)