5 Ocak 2013 Cumartesi

BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM'İN BELEDİYE OTOBÜSLERİ

Başlığa son dakikada karar verdiğimi belirtmeliyim.Ayten Alpman'ın vakt-i zamanında güzel sesi ve üslubuyla eşlik ederek hayat verdiği güzel şarkıdan esinlendim.Şarkı bildiğim kadarıyla Yahudi bir halk şarkısının Fikret Şeneş tarafından uyarlaması olup 70'li yıllarda Alpman sesinden seslendirildi.Memleket özlemi çekildiği takdirde dinlenesi buram buram Türkiye hasretini giderirsiniz bu parçayı dinlerken...


Ayten Alpman parçasını dinlerken ülkemizin bana göre bütünleşmiş ve en güzel mekanlarından olan belediye otobüslerimizi ziyaret etmeliyiz.Bu sektör ne zaman meydana geldi bilmiyorum.Tarihsel bakımdan oldukça eski olmalı.Bana göre gerçekten absürd komedi-trajik komedi-kara mizahı barındıran bir ortamdır.Bir gazetede ki köşe yazarının,bir devlet büyüğünün,bir ev hanımının,bir üniversite öğrencisinin,bir akademisyenin,ve bilimum meslek gruplarını aynı anda bünyesinde barındıracak kadar geniş körüklüleri vardır.

İstanbul'da İ.E.T.T.,İzmir ayağında E.S.H.O.T. ve Ankara'da ise E.G.O. genel müdürlüklerine bağlı hepsi birbirinden renkli arabaları ve afilli,artistik patinaj tavırlı şöforleriyle renkli mekanlardır.



Şahsen bir İzmir'li olarak en çok kullandığım ulaşım aracıdır.Hani şahsi araban varken ısrarla daha çekici gelir gözüme nedense.Tıklım tıkışıktır,şöforun o şuh sesiyle (!) bağırması :"Arkaya doğru ilerleyelim!" cümlesi de sizi her an başka duygulara sokar.Otobüs aşırı doluysa ve hata kaza orta kapıdan bindiyseniz bir Kentkart uzatma seramonisi çekersiniz,elden ele.Bir yandan da söylenmeniz adeta orkestra şefinin asil edasıyla kuraldır."Az daha ilerleyelim bakın işim gücüm var yetişeceğim" :) Aslında beni mest eden özelliklerinden bahsedeceğim sevgili belediye otobüslerimizin.
1)Her türlü tip ve muhabbbete vakıf olursunuz:Her an aksi veya kötü muamele olduğu takdirde nedense işi siyasi açıdan oy sandığına baplayanlar çoktur.Bizzat şahit oldum.Belediye ve seçimlerdeki oy pusulasında kime, hangi partiye oy verdiğinize ve falanca partiye oy vermeye devam edersiniz bu sistem böyle gidecektir tıklım,tıkışık.Ben pek sanmıyorum.İzmir'de de İstanbul'da da belediye otobüsleri bana göre siyasi ortamdan muaftır.
Bir başka muhabbet ise yemek tarifidir genelde otobüste velev kiİ;karşılaşan iki ev hanımının muhabbetidir.Mukabilinde muhabbeti çocukların okulu,evdeki durumlar izleyebilir.
Diğer konu genelde dedikodu denilince akla gelen ilk mevzulardan biridir:Gelin-kaynana-görümce üçlemesi.   Sevgili yönetmen Semih Kaplanoğlu Bal-Süt-Yumurta üçlemesini film yapacağına bu üçlemeyi kullansa kesin gişe rekoru kırardı :D
 2)Isınma-soğutma sorunu giderici: İster yazın binin ister kışın harbiden böyle bir niteliği var.Yazın camları açarsınız eğer klimasız otobüsse kışında zaten kalorifer çalışmasa da insan sayısı oldukça fazla olduğundan Global Warming gerçeği diye bişey var :) Nam-ı diğer küresel ısınma.Halkımız da küresel ısınma birebir yanaşarak ve otobüste arkaya ilerleme muhabbeti bi noktadan sonra sıkınca tıklım tıkışık ayakta kalınca oluverir.
3)Yeniliklerden haberdar olma:Belediyelerde olan yenilikleri birebir şehirle ilgili yenilikleri(hangi kaldırım deşildi-hangi alt geçir yenilendi-hangi milli bayram gösterisi iptal edildi) bünyesinde biriktirip sizlere otobüs ekranından hava durumuyla beraber yayın yapar.
4)En sevdiğim özellik bilmediğin durakları söyleyiveren ekranlar:Daha çok yeni otobüslerde bulunan ekran sistemi benim favori özelliğimdir.Hani özellikle yaşlılar ve görme engelliler için sesli durak bildirim sistemi gerçekten güzel oturtulmuş sistemdir.

Favori özelliklerimi sıraladıktan sonra asıl aklıma gelen düşünceleri  belirteyim.Malumunuz devlet büyükleri ve hükümetimizin bilhassa iktidar partisinin yenilikleri ve yapmak isteyip yetiştiremediği kararlar vardır 2012'de.Dedim ki bu kararlar için bir halk nabzı sistemi oluştursa sevgili hükümetimiz hani Osmanlı İmparatorluğu'ndaki tebdil-i kıyafet usulü.Başbakan binse belediye otobüsüne sorsa vatandaşına sıkıntın var mı gibisinden...Ve fikir danışsa tabi 80 milyona tek tek yapamazsınız bunu fakat bakanlar,millet vekilleri eşlik etse;bireysel ziyade toplumsal bağlamda nabız yoklansa nasıl olur. Demokrasimize yeni bir leke mi sürülür? Yoksa beklemede olan konular çözüm aşamasına daha mı hızlaşır?Ana muhalefet ve diğer partiler ne der?Ayaklar baş mı oldu der,acaba?Mesela; Suriye sorunu,2013'e ertelenen anayasa değişimi,bir türlü çözülemeyen terör gerçeği,kürt sorunu ve bilimum bekleyen konular...Belediye otobüslerinde sanki biraz daha hızlı çözüme ulaşıyor.Bir yerlerden birileri duymasa da ben bu dileğimi evrene mesaj olarak yolluyorum...:)
Kısacası sözün özü;bir başkadır benim memleketim ve memleketimin belediye otobüsleri...:)