16 Nisan 2013 Salı

L'amour Dure Trois Ans (AŞKIN ÖMRÜ 3 YILDIR)


Bu sefer bir romantik-komedi Fransız filmi ile karşınızdayım. Film 2012 yapımı ve aynı adla yayınlanmış olan L'amour Dure  Trois Ans(Aşkın Ömrü 3 Yıldır) kitabından uyarlanmış. Filmin yönetmen ve senaristi aynı zamanda kitabın yazarı. Fransız sineması sevenler ve benim gibi içinde yazar bulunan filmleri sevenlere göre bir film. IMDB:6.0/10.IMDB puanının düşük olmasına rağmen benim hoşuma gitti. Şunu itiraf etmeliyim ki;kitabı okumadan filmi izledim. Bunun da payı yok değil...

Film,Charles Bukowski'ye sorulan "Aşk nedir?" sorusunun cevabıyla başlıyor.Cevaptan bir hayli etkilendim."Aşk sabah sisidir.Ardından gelen güneş göründüğü an ortadan kaybolur."Bunun üzerine filmimiz başlıyor ve ana karakterimiz olan eleştirmen ve gece hayatı yazarı olan Marc Maronnier ile karısının tanışması ve evlenip,evliliklerinde 3. yıla girmeleri ile kısa film şeklinde devam ediyor.Bu kısım klip olsa sanırım süper olurdu :)


Artık kendini geliştiremediği ve yerinde sayan Marc'tan sıkılan karısı onu daha yaşlı ve ünlü bir yazar için terk eder ve tek celse de boşanırlar.


Marc bu boşanma kararının bu kadar hızlı olmasına ve bir başka yazar için terk edilmeyi hazmedemez. Depresyona girer. Bu aşamada binbir sinir harbiyle filme adını veren kitabı yazmaya başlar "Aşkın Ömrü 3 Yıldır." Kitabı bitirmesinden sonra birçok yayın evine yollar fakat kimse yayınlamayı kabul etmez ama Marc' ta pes etmez. Bu arada anneannesinin vefat haberini alır ve cenazeye gider. Cenazede ilk görüşte aşık olacağı Alice ile tanışır.



Alice ile diyalog haline geçerler. Ve ortak yönlerinin bir hayli fazla olması onu cezbeder. Alice neşeli,şuh, kahkaha atan, etrafına pozitif enerji veren bir kadındır. Tek sıkıntı kuzeniyle evli olmasıdır,Marc için.Marc onu elinde olmadan her gün arayarak,cep telefonuna mesajlar atar ve beni en etkileyen repliklerden birini burada söyler:"21. yüzyılda aşk,cevaplanmayan bir telefon mesajıdır." Alice bu kadar baskıya dayanamaz ve bir gün fotoğraf çekimlerine çağırdığı Marc'ı orada öper ve devamı da gelir.



Marc gösterdiği ilgiye karşılık bulunca sevinir,ilişkileri başlamıştır. Fakat bu ona yetmiyordur. Alice ile daha çok zaman geçirmek istiyordur. Kuzeninden ayrılıp onunla yaşamasını teklif eder. Bu sırada sürpriz bir gelişme olur. Bir yayın evi yeni yazarlara ilk kitaplarında kolaylık sağlayıp basmaktadır ve Marc'ın da kitabını basacaklarını söylerler.


Marc ağzı açık biçimde kitap editörünü dinler. Tek sıkıntı gerçek adını kullanmayacak ve bir takma isimle kitaplarını yayınlayacaktır. Bu koşulları kabul ederek kitabını yayınlar. Fakat Alice'e söylememiştir. Alice  ile çıkacakları hafta sonu tatilinde ona kitabı yazdığını söylemeye niyetlenir. Sahilde otururken konuyu açar açmasına da Alice kitabı bitiremediğini ve kitabı 'cinsiyetçi' bulduğunu söyleyerek yazar hakkında ağır eleştiriler yapar.


Marc bu durumda dut yemiş bülbüle döner ve hiç bişeyi anlatmaz. Ta ki Fransa'nın yazarlar için vermiş oldukları Cafe de Flore ödüllerine layık olup,ödülü kazandığı editörü tarafından ilan edilene kadar söylememiştir. Tüm bu olanları televizyonda gören Alice çılgına döner.


Marc'ın yalan söylemesine katlanamayıp onu terk eder. Marc onu ikna etmek için her gün mektup yazar,evinin önünde hoparlöre konuşur. Alice ile ilk buluştuğu yerde onu  bekleyeceğine söz verir. İkna etmesi mümkün olmaz. Ve işine yönelme kararı alır. Editörü ona Melbourne'de bir yazar kampı ayarlar. Arkadaşının düğününden sonra gidecektir. Davetiye ve bu haberin yazılı olduğu not eline geçince Alice Marc'a geri döner.


Film içerisine serpiştirilmiş olan aşka dair kurallar ve Marc'ın aşk hakkındaki kitabı için eleştiri belgeselinde geçen diyaloglar gerçekten beni etkileyen kısımlardı. Aşkın sadece kadın-erkek aşkından ibaret olmadığı,bir amaca veya ebeveynlerin çocuklarına duyduğu aşkın var olduğunu itinayla belirtmişler.

Fransız sinemasının romantik tarzını sevenlere tavsiye ederim. Film müzikleri de şahane. Şimdiden iyi seyirler.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerin benim için önemli...Paylaşmak istersen buraya alalım seni :)