17 Mart 2012 Cumartesi

PEKİ YA GİDEN KALSAYDI???



Gidenler...gitmek...Gitmek mi kolay kalmaya mahkum olmak mı?Kalan olmayı tercih etmek mi daha  ağırdır?yoksa giden olup yeni başlangıçlara izin vermek mi?Hangisi tercih edilmeli?Hangisi en çok ağır basar?Nasıl tercih yapılır?
Ben hiç giden olmayı başaramadım...İnsanların hayatıma iz bırakıp gitmelerini bekledim ve gitmelerine izin verdim.Doğru mu yaptım?Bilmiyorum.Ama her gidişte her veda da arkasrından geri dönmeleri için kova kova su boşaltır gibi gözyaşı döktüm.Onlar arkaları dönük oldukları için arkalarından dökülen damlaları hiç görmedi...Belki görselerdi gitmezlerdi veya geri dönmeyi tercih ederlerdi?Belki?Yok hayır sanmıyorum!
Gitmek...Kararların en ağırıdır.Ve en kesin alınandır.Artık tutunacak dalın olmadığına inanmaktır.Yapacak daha iyi bir çözüm yoktur.Belki gizli bir çaresizliktir.Belki tahammül edememektir.Belki artık senin beni üzmeni istemiyorum diye bağırmaktır sessizce...En büyük  sessiz çığlıklarını atmaktır.Gizli  haykırışlarını içine hapsetmektir.Gitmek belki de kendine kesebileceği en ağır  faturadır insanın.Giderken veda etmemekte karşındakinin tamamen ümitsizlik halkasına mahkum etmektir.Gitmek öyle ağırdır ki aslında...Belki gidipte dön(e)meyenlerin çoğu kalanların döktüğü gözyaşlarını dökmüştür.Arkasını dönüp hızlıca gittiği için gerideki yani kalan fark etmemiştir.
Kalan...Kalan olmak ağırdır.Gideni izlemek...Git-me diyememek en ağırıdır belki de.Sadece izlemek...Ve hiç bir şey yapamamak.Durduramamak...Kalanın mı çaresizliği büyüktür?Yoksa gidenin mi?
Aslında gidenle-kalanı eşitleyen tek denklem var.Yeni hayatlar...Yeni umutlar...Başlangıçlar...
Bu eşitliği sağlamakta kolay değil hele her yiğidin harcı hiç değil...
Zira  sadakat girer bir ara devreye kalanın kapısından.Yerine koyamaz...Yapamaz...Alışamaz...Çaba sarf eder..Ama bir gün büyük patlama Big-bang olur...Şimşekler çakar.Fırtınalar kopar.Tamam der...Gitmişse kendi kararı...Yapacak bir şey yok...Ben değil o kaybetti der...Kendini için için haklı çıkarır...
Giden...Giden yüreğinde binbir parçalanmış can kırıkları taşır.Hepsinin battığındaki yarattığı kan kaybı...birer can kaybıdır. Giden kurtulduğunu düşünür. Belki der herşeye sıfır kilometre başlamalı hayatı baştan almalıyım.Çabalar...Yeni insanlar,çevreler,yüzler hatta belki mutluluklar tanır...Ama bir yerde pili biter..Biriside onun hayatından gittiğinde anlar...
Peki sorarım bu kadar döngüsel kısırlık  içinde...gitmek mi haklı kılar?Yoksa kalıp hayatını bezdirene  kadar savaşmak mı???

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Düşüncelerin benim için önemli...Paylaşmak istersen buraya alalım seni :)