14 Ağustos 2011 Pazar

BİR ADET MAHZUN YAĞMUR DAMLASI

Ve son yağmur damlası cama çarptı.Tüm o yüklü bulutlardan ayrılıp,bir gözyaşı kadar savurgan ve mağrur,ayrıca bi o kadar özgür ve hırçın olan damla...O son damlaydı sanki adeta.Cama değdi.Camı hissetti.Ve son olarak orada sanki biraz daha sürtünme kuvvetine maruz kalsa aşağı tüm o serbest düşme hareketiyle aşağı düşüp ardından toprağa kavuşacak.Ve yeniden reenkarne olmuş gibi topraktan ağaca-ağaçtan yaprağa-ordan havaya-buluta...falan filan işte...Tüm o edebi başlangıcın içine ettim sanırım :)
Yalnızlık,hırçınlık,hüzün...ha birde hepsinden arda kalan varsa az biraz elinizde masumiyet bu yağmur damlası ardında bıraktığı o enfes kokuyla toprak kokusu bırakır...Tadı damağında kalmış tabiri vardır ya ne hikmetse her yağmur veya ıslanmış toprak kokusunu duyduğum an bunu uyandırır bende.
Cama çarpan son yağmur damlası beraberinde son gözyaşını getirip ikisinin karışımı nasıldır bilir misiniz peki?Veya hiç tattınız mı?Tuzlu bir tadı oluyor adeta...
Konu sapıyor.Yazacak birşey bulamama verdiği ince sitemsi hissi berbat bi tecrübe kazandırıyor.Her neyse...burada bitirmek lazım sanırım....